Hem manevi yasamın bir hedefi hem
de iç huzurun gerektirdigi en onemli sey kosulsuz sevmeyi ogrenmektir. Ne var
ki kim olursa olsun bir insanı kosulsuz sevmek zordur. Sevmeye gayret ettigimiz
kisi eninde sonunda yanlıs bir sey soyler veya, bir sekilde ondan istedigimiz
gibi davranmaz. O zamanda biz sinirlenip, sevgimizi kosullara baglarız. “Seni sevecegim ama degismen
gerekiyor, benim istedigim gibi davranman” gerekiyor gibi.
Bazı insanlar evlerinde besledikleri
hayvanları insanlardan daha cok severler. Fakat evdeki hayvanı da kosulsuz
sevmek mumkun degildir. Ornegin kopegimiz gecenin bir saatinde bir havlamayla
bizi uyandırırsa herhalde onu sevmemiz pek mumkun olmaz.
Oysa bir bitkiyi oldugu gibi
sevmek kolaydır. Ornegin bir cicek. Guzeldir ve bize hic bir zararı yoktur.
Sanki kosulsuz sevmeyi bize ogretmek icin yaratılmıstır. Bir cicegi severken
hic bir zaman sinirlenmez ve telesa kapılmayız. Ciceklerle veya bitkilerle
kosulsuz sevmeyi ogrenebiliriz. Bir de bakmısız ki herseyi kosulsuz sevmek
alıskanlık haline gelmis. Ne guzel bir alıskanlık degil mi?

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder